IPoseidon

olymposeidon.jpgdenizlerin tanrısı

POSEİDON (Romalılarda Neptün) : Zeus’un kardeşi olup hiyerarşide hemen ondan sonra gelen bu denizler ve sular yöneticisine Ege’nin her iki yanındaki (Atina ve İonia) denizciler de itibar ederdi. Okyanus adındaki titan’ın torunu nereid (ırmak perisi) Amfitrid ile evliydi. Çoğu yaşamı deniz altındaki görkemli sarayında idi; Olimpos’da pek görünmezdi. Altın arabasına kurulup sular üzerinde geziye çıktığı zaman, dalgaların şahlanışı sukûnete dönüşür, dümdüz bir satıhda süzülen tekerlekleri dinginlik izlerdi. Özellikle, aşık olduğu bir su perisinin adını alan Amimome yöresinde, Argolid’de olmak üzere bazı yerlerde tatlı su pınarlarının Tanrısı olarak bilinirdi. Denizlerin Ağası olmakla birlikde Pelopenez’e ilk kez atı tanıttığına da inanılırdı ve Yunanistanda kendisine ilk tapınılan merkezler, Teselya, Boyotia ve özellikle Demeter’e eşlik ettiği Arkadya gibi deniz kıyısı olmayan yerlerdi. Demeterle birlikteliğinden doğan Arion da at biçimindedir. Değişik söylentilerin yanında, kanatlı at Pegasus’un da onun Medusa’dan çocoğu olduğuna inananlar var. Ona özellikle Kolonos’da “hippios- atlı” lâkabı veriliyordu. Dor istilâsından sonra Küçük Asyaya yerleşen İyonlar da onun kültünü “Atların Efendisi” kimliği ile beraberlerinde getirmişlerdi. Poseidon’un, Mikale burnundaki, tapınağı İyonya kabilelerinin, Delos’dan sonra ikinci Panionia (İon Birliği) etkinliklerine sahne olurdu. Buradaki toplu festivallerde ona boğa kurban edilmesi Minoen Girit kökenli olduğu olasılığını da akla getiriyor; Onun onuruna Efes’de yapılan âyinlere katılanlara “toroy- boğalar” denirdi. Aynı zamanda Teselyada “Arzı Sarsan-Enosigeyos”, “Toprağı Sarsan-Enosikton”, “Arzı Tutan-Geyokos” gibi lâkaplar almış Pelaj ya da Egeli “Depremler tanrısı” olarak görülüyordu. Oysa, filologlara göre; Poseidon’un adı (Lâtince karşılığı “sahiplenmek” olan “possidere”den) “Arzın, her şeyin kocası, sahibi” anlamına geliyordu. Hellas dilinde bu sözcük bulunmamaktadır; Troya bozgunu yüzünden İtalyaya göç eden Anadoluların, İyonyalıların ya da alfabe ve dilleri bir ölçüde Yunanî ise de farklı kültürleri olan Etrüsklerin Lâtinceye kazandırmış olabileceği “possidere” fiilinin, Poseidon’un aslının da bu kültürlerden gelme olduğunu gösterdiğini kabûl etmek gerek. Hattâ, Gilbert Murray, onun, atı getirdiği yer olan Libya ile çok sıkı ilişkisi olduğunu ileri sürüyor. Burada açacağım bir parantezin, Sular Tanrısının tanıtıldığı bu satırlarda yersiz olmayacağını düşünüyorum; o da şu; Bodrumdaki yaz anılarını gazetemizde etkili kalemiyle nakleden Yılmaz Ergüvenç, koylara oranın yerel dilinde “bük” dendiğini yazmıştı. Benim de bir zamanların İyonya merkezi olan İzmirdeki uzun ikametim sırasında sık sık ziyaret ettiğim Bodrumda “bük” adının Rumcadan geldiğini duymuştum; ama böyle bir sözcük Elenika’da (Hellas Yunancası) yok; Yunanca kolpos (körfez), parameros, apanemos ve “koy” için de “kolpiskos” (körfezcik) gibi sözcükler var; ama, Lâtince ve İtalyanca “baia”, İspanyolca “bahia”, Fransızca “baie”, İngilizce “bay”, Almanca “bucht – bukt okunur)” sözcüklerinin kökeninin “bük” olduğuna eminim; açıklaması yukarda. Yunan adı “İyonya”nın Arapça bozması; acaba neden Yunanlıların, başkalarının da kullanması için duyarlık gösterdikleri “Ellas” ve “Elen” sözcüklerini kullanmamakda ısrar ediyoruz; Anadoludaki İyonyanın manevî mirasını onlara bağışlar gibi bir tavrımız var?

Olimposdaki rütbe sırasının ikincilik olmasına karşın, Poseidon’un prestijinin sık sık zedelenmesi, ozanlar için konvansiyonel bir tema olmuştu, adeta. Atinada Attika’nın egemenliği için yaptığı mücadelede Atenaya, Naksosda Dionysos’a, Eginada Zeus’a, Argos’da Hera’ya, Akrokorint’de (Yukarı Korintos’da) Helios’a mağlup olmuştu. Trozen’de bir tapınağın kültüne Atena ile eşit paylarla iştirak etmişti. Troyada bile yenilmiş ve kendi elleri ile inşa ettiği kale surlarından aşağı atılmıştı. İonia krallarının atası Neleus’un babası idi. Ama Attika ile de yakın ilişkileri vardı. Bu yörenin sahipliği için Atena ile yaptığı mücadele yanında, Atinanın baş kahramanı Teseusun babası olarak da gösterilir. Bazen, Egeus ve Erekteus gibi Attik kahramanları ile karıştırılır. Atinalı şövalyelerin özel patronudur. Pelias ve Neleus’un babası olduğu için, bunların annesi Tyro dolayısiyle Teselya ve Messenia krallık ailelerinin de tanrısal babaları sayılırdı; öteki çocukları Orion, Antayos ve Polifemos yabanıl yaratıklardı. Korintos kıstağı yakınında iki yılda bir düzenlenen İstmia Oyunları Poseidon adına yapılan en önemli ritüeldi.

“Trident – üç dişli” denilen uzun mızrağı ile yeri alt üst ettiği kabûl edilen bu tanrının sanattaki tasviri de bu mızrak ile diğer simgeleri yunus ve orkinos ile birlikde görüntülenir. Şimdi Londrada British Museum’da sergilenmekde olan Partenon’un batı alınlığında Atena ile mücedelesinin betimlendiği bir kabartma vardır. Poseidon yontucuları onun yüzünü Zeus’a benzetmekle beraber ona sünepe bir ifade verirler.

Adının zamanımızda kullanıldığı yerlere gelince: Yunanlılar, deniz araştırmaları, oşinografi, hava ve rüzgâr tahmini için kurdukları bir sisteme onun adını vermişlerdir. Gene onun adını taşıyan bilgisayar sistemleri ve İngiliz denize dalma örgütlenmesi, macera fotograflarının sergilendiği foto galerisi, ABD’de 1971’de nükleer denizaltılarda kullanılmak üzere, 4200 km. Menzilli, 42 kt. gücünde imâl edilmişken 1980’de çok daha geliştirilen güdümlü mermiler; deniz macerası filmleri sayılabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s